« Önceki |

27/3/2007

Ronaldinho’s sweat is the object of analysis in Toledo
He did a test that will serve for a study on nutrition

Ronaldinho has performed a “sweat test” in the Faculty of Sports Science in Toledo in order to prepare a report to advise on the best strategies for rehydration and nutrition before and after matches. The Brazilian ran for on a treadmill for 35 minutes at intensities modified to simulate the different conditions encountered during a football match. In the time the exercise was performed, the laboratory was kept at 32 degrees centigrade, with a humidity of 30%. The state of initial hydration was measured by means of a urine test, as were the sweating rate and the amount of salts lost with the sweat.

27/3/2007

onaldo is born in the poor suburbs of Rio de Janeiro under the name Luis Nazario de Lima. Driven by his childhood hero Zico, the youngster enters football early in his life. By his 12th birthday he is playing in an organized youth club called Tennis Club Valqueire. With Valqueire, he plays "futebol de salão" or small-sided football with a miniature ball. This is considered an important step in Ronaldo's development as playing with a smaller ball is said to rapidly increase skill. In the following few years, he takes part in various youth tournaments and begins attracting attention. Soon after, Cruzeiro di Belo Horizonte snatch up the youngster on a $50,000 transfer.
Young Luis Nazario gets his big break at the age of 17 when he is called up by Brazil's senior national team. He performs well and is selected for his country's World Cup squad. Because of his tender age, the young Ronaldo is kept as a substitute and watches on as his team wins the 1994 World Cup.
Ronaldo's international appearances help him get noticed by European club PSV Eindhoven. He moves to PSV and instantly becomes top scorer of the Dutch league. With his growing popularity in Europe, Ronaldo is quickly singed by Spanish giant FC Barcelona. At Barca, he gets global recognition by scoring numerous spectacular goals. Moving to Italian club Internazionale is the next step in his career. Rona's start in the Calcio is promising, but playing against rough Italian defenders gradually takes its toll.

The year 1998 marks a decline in Ronaldo's career. He leads his national team to a World Cup Final, but fails to deliver in the decisive match. His squad settles for silver as a wide range of speculations (from illness to black magic) are made about Ronaldo's indifferent display. By the end of 1998, Ronaldo is forced to leave the pitch after a knee injury which he picks up with his club. The injury haunts Ronaldo for a few years causing him to miss the entire 2000/2001 season.
As he recovers, Spanish powerhouse Real Madrid decide to sign him. This change helps the prolific striker to resume his regular scoring.
Rona also returns to the Brazilian national team, scoring two goals in the final and wining the World Cup at Korea and Japan in 2002. In Germany 2006, Ronaldo becomes the World Cup's leading scorer of all time after beating Gerhard Müller's record of 14 goals. Nevertheless, his country exists the tournament in the quarterfinals after losing to France 0-1.
As a footballer, practically everything has been said about the Brazilian soccer player, because of his worldwide fame. Regardless of all the talk, he is a powerful striker who can run through defenders. Before his injury, Rona was a player of great speed with the ability of carrying the ball over long distances. This has changed now as he has gained weight and lost his youthful pelt. He has become somewhat more predictable, but not in any means less dangerous. In one-on-one confrontations, he can beat any defender on Earth. Ronaldo plays with the typical Brazilian flair yet he also has the strenght to outmuscle and go around his marker.

22/3/2007

MİLLİ TAKIM

2008 kurası A Milliler’in dişine göre
Avusturya ve İsviçre’nin evsahipliği yapacağı 2008 Avrupa Futbol Şampiyonası’nın kuraları çekildi.

İSTANBUL - İsviçre’nin Montrö kentindeki kura çekiminde, 2 evsahibi hariç toplam 50 ülke 7 torbada temsil edildi. Türkiye, C Grubu’nda Yunanistan, Norveç, Bosna-Hersek, Macaristan, Moldova ve Malta ile eşleşti. Kura çekimi sonrasında biri 8’li, 6 tane de 7’şerli olmak üzere toplam 7 grup oluşturuldu. Gruplarında ilk iki sırayı alacak ülkeler, şampiyonaya katılma hakkını kazanacak. 2 Eylül 2006 tarihinde başlayacak eleme grubu maçları, 21 Kasım 2007 tarihinde de sona erecek.

ERZİK: BENCE EN İYİ GRUBA DÜŞTÜK
Türkiye’nin, 2008 Avrupa Futbol Şampiyonası Eleme Grubu’ndaki rakipleri belli olurken, UEFA Asbaşkanı Şenes Erzik, Türkiye’nin normal koşullarda gruptan lider çıkacağını söyledi.

Erzik, iyi bir gruba düştüklerini belirterek, “Bence en iyi gruba düştük. Kura öncesi hangi grubu seçmek istediğimizi sorsalardı, herhalde bu grubu isterdik” dedi.

Futbol Federasyonu Başkanı Haluk Ulusoy da iyi bir gruba düştüklerini vurgulayarak, “Allah gönlümüze göre verdi. Yunanistan tanıdığımız bir takım. Dünya Kupası Eleme Grubu’nda aynı gruptaydık. Norveç’i de tanıyoruz. Bu gruptan çıkıp, Avrupa Şampiyonası’na katılacağımız kanaatindeyim” diye konuştu.

TERİM: KURADAN MEMNUNUZ
Milli Takımlar Teknik Direktörü Fatih Terim, 2008 Avrupa Futbol Şampiyonası elemelerinde çekilen kuradan memnun olduklarını söyledi. Terim, grupta Türkiye, Yunanistan ve Norveç üçlüsünün dikkati çektiğini ifade ederek, “Bosna-Hersek’i de bunlara katabiliriz. Ne çok kötü, ne de çok iyi diyebileceğimiz bir grup oldu. Kuradan memnunuz” dedi.

Gruptaki takımları da değerlendiren Fatih Terim, “Son Avrupa şampiyonu Yunanistan ile 2006 Dünya Kupası Eleme Grubu’nda eşleşmiştik. Norveç, bizim gibi play-off’tan dönmüş bir ekip. Bosna-Hersek ise Dünya Kupası Finalleri’ne gitmeyi son saniyelerde kaybetmiş. Macaristan geçmişini arayan bir görüntü içinde. Moldova yabancımız değil. Malta ile uzun zamandır oynamıyorduk, yeniden eşleştik. Türkiye bu gruptan çıkacaktır” diye konuştu.

En zorlu rakip Yunanistan

Terim “Muhakkak ki her takımla yapacağımız maçlar belirleyici olacak. Malta ile bile çok sıkıntı çekilebilir. Bizim felsefemiz hiç bir takımı abartmadan, hiçbir takımı da küçümsemeden, tam bir ciddiyetle oynamalıyız tüm maçları. Artık küçük takım büyük takım yok. Futbolda bazı takımlar büyük, bazıları küçük olarak lanse ediliyor ama bunu sahaya yansıtmalısınız. Ama genel olarak kuradan memnunum. Çok daha zorlu gruplar var” dedi.

“DEFANSA DA ÖNEM VERECEĞİZ”
Grubun iddialı iki takımını da değerlendiren Terim, “Yunanistan, Avrupa Şampiyonu olarak büyük bir iş başardı. Belki iyi futbol oynamadı ama kazandı. Güçlü, zorlu bir rakip olacaktır bize...” diye konuştu.

Norveç’in yıllardır 4-5-1 sistemiyle oynadığını belirten Milli Takımlar Teknik Direktörü, “Çoğu futbolcusu İngiltere Ligi’nde oynuyor. Verilen taktiği sonuna kadar en disiplinli biçimde uyguluyorlar. Hepimizin tanıdığı önemli oyunculara sahip. Norveç defansif ağırlığa önem veriyor ama biz de, hücumu seviyor olmamıza karşın artık defansa önem vermek zorundayız. Mümkünse en az gol yiyerek, hiç yemeyerek oynamak zorundayız. Artık basit gol yememeliyiz” dedi.

TÜRKİYE 2. TORBADAN KATILDI
Türkiye’nin yer aldığı 2. torbada, Almanya, Hırvatistan, İtalya, Polonya, İspanya ve Romanya yer alıyordu.

2 Eylül 2006 tarihinde başlayacak eleme grubu maçları, 21 Kasım 2007 tarihinde de sona erecek. Grup maçlarında uygulanacak yeni statüye göre, puan eşitliği halinde, gol averajı, toplam gol sayısı ve deplasmanda daha çok gol averajına bakılacak.

EURO2008 AVRUPA ŞAMPİYONASI KURALARI

A GRUBU
B GRUBU C GRUBU
Portekiz Fransa Yunanistan
Polonya İtalya Türkiye
Sırbistan-Karadağ Ukrayna Norveç
Belçika İskoçya Bosna-Hersek
Finlandiya Litvanya Macaristan
Ermenistan Gürcistan Moldova
Azerbaycan Faroe Adaları Malta
Kazakistan
D GRUBU E GRUBU  
Çek Cumhuriyeti İngiltere
Almanya Hırvatistan
Slovakya Rusya
İrlanda Cumhuriyeti İsrail
Galler Estonya
Kıbrıs Rum Kesimi Makedonya
San Marino Andorra
F GRUBU G GRUBU  
İsveç Hollanda
İspanya Romanya
Danimarka Bulgaristan
Letonya Slovenya
İzlanda Arnavutluk
Kuzey İrlanda Belarus
Liechtenstein Lüksemburg


22/3/2007

2006 Dünya kupasına katılan İtalya milli takımıKuruluş: 1898

Üyelik: 1905

Dünya Kupası Katılımı: 15 kez (1934, 1938, 1950, 1954, 1962, 1966, 1970, 1974, 1978, 1982, 1986, 1990, 1994, 1998, 2002)

Dünya Kupası Başarıları: 3 kez Dünya Şampiyonluğu (1934, 1938, 1982)

Kıta Şampiyonlukları: 1 kez Avrupa Şampiyonluğu (1968)

 

İtalya'nın 2006 Dünya Kupası için Kadrosu :

Kaleci: Gianluigi Buffon (Juventus), Angelo Peruzzi (Lazio), Marco Amelia (Livorno)

Defans: Massimo Oddo (Lazio), Cristian Zaccardo (Palermo), Marco Materazzi (Inter Milan), Andrea Barzagli (Palermo), Alessandro Nesta (AC Milan), Fabio Cannavaro (Juventus), Gianluca Zambrotta (Juventus), Fabio Grosso (Palermo)

Orta Saha : Mauro Camoranesi (Juventus), Gennaro Gattuso (AC Milan), Andrea Pirlo (AC Milan), Simone Perrotta (Roma), Daniele De Rossi (Roma), Simone Barone (Palermo), Francesco Totti (Roma)

Forvet: Luca Toni (Fiorentina), Alberto Gilardino (AC Milan), Filippo Inzaghi (AC Milan), Alessandro Del Piero (Juventus), Vincenzo Iaquinta (Udinese)

 

Genel Bilgiler :

İtalya Dünya Kupsaında E grubu'nda mücadele edecek. Rakipleri Çek Cumhuriyeti, ABD ve Gana.

Dünya Kupalarında 15 kez boy gösteren, 3 kez Dünya Şampiyonu olan İtalya gerçekten güçlü bir ekip. İlk şampiyonluklarına kendilerinin ev sahipliğini üstlendikleri 1934 Dünya Kupası'nda ulaştılar. Eleme usulü yapılan maçlarda ilk önce ABD'yi 7-1 yenen İtalya ardından 1-0'lık skorlarla İspanya ve Avusturya'yı devirdi. Ve finalde Çekoslovakya'yı 2-1'lik skorla yenerken ilk kupalarına da ulaştılar.

Bunun hemen ardından 1938 Fransa Dünya Kupası'nda yine rüzgar gibi estiler. Bu kez ilk rakipleri Norveç'i 2-1 yendiler. Çeyrek finalde ise karşılarında ev sahibi Fransa vardı. Ama onlar da İtalyan rüzgarına dayanamadılar ve sahadan 3-1'lik skorla kupaya veda ettiler. Yarı finalde Brezilya'yı ve finalde de Macaristan'ı yenince üst üste 2. Dünya Şampiyonluğunu kazanmış oldular.

İtalyan taraftarlar 1938'den sonraki şampiyonluk için tam 44 yıl beklemek zorunda kalacaklardı. Ve aradıkları fırsat 1982 İspanya Dünya Kupası'nda kapılarını çaldı. Grup maçlarında bulundukları 1. Grupta işler pek de iyi gitmedi. Ve grubu Polonya'nın arkasından 2. sırada tamamladılar. İkinci grup maçlarına gelindiğinde bulundukları 3. Gruptaki rakipleri gerçekten dişliydi: Brezilya ve Arjantin. Bu sefer İtalyanlar mükemmel bir performansla rakiplerine fırsat tanımadı ve her ikisini de yenmeyi başardılar. Artık önleri açıktı ve Polonya ve Almanya'yı yenerek 3. şampiyonluklarına ulaştılar.

Katıldıkları son Dünya Kupası'nda takımın başında Giovanni Trapattoni vardı. Ve çeyrek finallere ulaşamadan Güney Kore'ye elendiler. Ardından UEFA Avrupa 2004'te bulundukları C Grubunda katı defans anlayışları ile hiç maç kaybetmemelerine rağmen iki İskandinav rakibinin ardından ancak üçüncü olabildiler. Ve kupaya veda ettiler.

Bu başarısızlıkların ardından takımın başına Marcello Lippi getirildi. Ve Cristian Zaccardo, Andrea Barzagli, Giorgio Chiellini, Daniele De Rossi, Manuele Blasi, Mauro Esposito, Luca Toni, Alberto Gilardino ve Vincenzo İaquinta gibi yeni jenerasyondan kurulu takım ülkeye 2006 Almanya Dünya Kupası finallerinin yolunu açtı.

 

ÇOĞU ÜLKENİN ALMAK İSTEDİĞİ DÜNYA KUPASINI İTALYA ALDI.

22/3/2007

PORTEKİZ MİLLİ TAKIMI

 

Portekiz Milli Takımı 2006 Dünya Kupası KadrosuKuruluş: 1914

Üyelik: 1923

Dünya Kupası Katılımı: 3 kez (1966, 1986, 2002)

Dünya Kupası Başarıları: 1 kez üçüncülük (1966)

Kıta Şampiyonlukları: 1 Kez Avrupa 2.si

 

Portekiz'in 2006 Dünya Kupası için Kadrosu :

Kaleci: Ricardo Pereira (Sporting), Quim Silva (Benfica), Bruno Vale (Estrela Amadora)

Defans: Paulo Ferreira (Chelsea), Miguel Monteiro (Valencia), Ricardo Carvalho (Chelsea), Fernando Meira (VfB Stuttgart), Marco Caneira (Sporting), Ricardo Costa (Porto), Nuno Valente (Everton)

Orta Saha: Armando Petit (Benfica), Costinha (Dynamo Moscow), Tiago Mendes (Olympique Lyon), Maniche Ribeiro (Chelsea), Hugo Viana (Valencia), Luis Figo (Inter Milan), Deco (Barcelona), Cristiano Ronaldo (Manchester United), Simao Sabrosa (Benfica)

Forvet: Luis Boa Morte (Fulham), Pauleta (Paris Saint-Germain) Nuno Gomes (Benfica), Helder Postiga (Saint-Etienne).

 

Genel Bilgiler :

D grubu'nun favorileri arasında gösterilen Portekiz milli takımının gruptaki rakipleri İran, Angola ve Meksika.

Eğer sadece katıldıkları Avrupa Bölgesi 3. Grup'taki performansları dikkate alınacak olsa, Portekiz'in 2006 Almanya Dünya Kupası'nın en önemli takımları arasında yer alması gerekir. Bunun nedeni ise gayet açık Avrupa bölgesi eleme gruplarına katılan 51 takım arasında Çek Cumhuriyeti ile birlikte en çok gol atan (35 gol), buna karşılık yedikleri 5 golle en yüksek avaraja sahip takım. Ayrıca gruplarında yaptıkları 12 maçın hiç birinde yenilmediler.

Luiz Felipe Scolari'nin yönetimindeki milli takımın bu başarısındaki en önemli isim ise attığı 11 gol ile Avrupa bölgesinde en çok gol atan Pauleta. Takım aldığı iki beraberlikten birini ilginç bir şekilde gruplarında son sıralarda yer alan Liechtenstein karşısında deplasmanda kaydetti. İlk yarıyı 0-2 gibi rahat bir skorla bitirmelerine rağmen rakip takım ikinci yarıda attığı iki golle skoru eşitlemeyi başardı. Fakat Scolari bu sonucun takımın moralini bozmasına izin vermedi ve ardından yaptıkları Rusya maçını kendi evlerinde 7-1 almasını bildiler. Bu farklı skorla kazandıkları tek maç değildi. Sırası ile Estonya'yı 4-0, Lüksemburg'u 6-0'lık skorlarla kendi evlerinde yenmeyi başardılar.

2006 Dünya Kupası, Portekiz'in katıldığı 4. Dünya Kupası ve Portekizli taraftarlar takımlarından Eusebio'nu da içinde olduğu oyuncuların 1966'da elde ettikleri başarının tekrarını bekliyorlar. Bu arada Eusebio'nun Portekiz ve Dünya futbol tarihindeki yerini belirtmeden geçmeyelim. "Kara Panter" yada "Kara İnci" lakaplı golcü oynadığı 64 uluslar arası maçta Portekiz adına tam 41 gol kaydetti. Bundan daha da önemlisi Portekiz liginde oynadığı 301 maçta tamı tamına 317 gol atarak tarihe geçti.

Oyunculara bakacak olursak, Figo 12 ay sonra tekrar milli takımdaki yerini aldı. Fakat rakipler için asıl tehlike çok süratli bir kanat oyuncusu olan Cristiano Ronaldo. Pauleta ise zaten attığı gollerle takım içindeki önemini göstermiş oldu. Defansta ise Scolari'nin güvendiği isim Ricardo Carvalho.

Kategorilerim

    Arkadaşlarım

    Bağlantılarım

    Blogcu ile yapıldı